1.
Kalem yaz dedi bende duramadım.
Radyoda şarkı çalıyor tamda
beni anlatan sözlerle...
Şairin sözleri düşüveriyor aklıma ‘Çekip gittin de Mısır’a sultan mı ettiler
seni…’
Sahi, sultan olabildin mi şimdi bir gönle?
Benim sana ayırdığım sultanlıkta yer bulmak istemedin ya
kendine..
Var mı şimdi ‘gel buyur’ diyen ben gibi…
Ya da sen istiyor musun seni davet edenleri?
Sen istesen de o kimseye meyl etmeyen gönlün istiyor mu?
Ya
aklın…
Hani en hepsini ayrı ayrı tutardın ya da hepsini yakalardın
ya kulaklarından yaramazlık yaptıklarında…
Bu satırları senden başka kim okursa okusun anlam koyamaz
şimdi…
Sadece sen…
Neyse be can bu gönül gidene de yer ayırdı dualarında da, sevdasında
da..
Verdiği söz gibi..
Sen hiç bilmesende…
2.
Senin sevgiye tokluğun, benim ise açlığım bitirdi bizi…
Sen hazmedemedin, ben ise daha daha dedim…
El birliği ile bitirdik gelecekteki ve bugündeki bizi.
Ve
geride bırakıverdik tüm hayalleri kan damlayan sözlerle…
Unutmadık bizi ama
olmayacak da dedik zamanında, bunu bildik… Anılar kaldı geriye…
Ve
‘hayallerimiz yaşanmış birer anı olsaydı keşke’ duaları dilimi süsledi suskunca
hep…
Her şeye yetişmeye çalışan hep gelişmeye çalışan sen;
hüzne
aşık olan, dünyayı bir fanustan takip eden ben…
Ama neyi fark ettim biliyor
musun?
Arada bir terk edip
başladığın namaz değil; sensin. Sen namaza aşıksın ama namazdan uzaksın, tıpkı
hayat gibi, insanlara olduğun gibi… Hep aşka ulaşma arzun olması ama ona
ulaşamaman bu yüzden belki de…
Sen Rabbe olan sevdaya sırt çevirmişken,
insanlarla olanı sana elbette mutluluk vermeyecek…
Kaçma…
Bu kaçış kendinden, benliğinden, görüntüde büyümüş ama
içte hüzünlü duran o çocuktan…
O hüzünlenince ağlayan sen değilsin, yüreğin… İçindeki
çocuk hep boynu bükük, hep ağlıyor sen ne kadar kaçsan da…
Ya ben… Ben bu sevdayı terk ettim desem de, yüreğim terk eder
miydi? Belki de benim yüreğimi terk
etmem gerekliydi… Belki de bunca imkânsız oluş bizi bizden hem kopardı hem bir
arada tuttu…
Ahh kelimeler, insafsız kelimeler…
Yetmiyor işte onca düşünceme, duyguma… Tıpkı bazı anlarda
sevginin yetmediği gibi…
Bende sevgi var ötesi yok, sende ise…
Neyse…
Ben hep razı oldum, Rabbim de razı olsun...3.
Beklemek…
Ondan bir haber, bir selam beklemek…
Onun olmadığı bir şehirde bile geçtiğin her sokakta karşına geçip ‘bak, işte buradayım’ demesini beklemek.
Saklamak…
İçindeki tüm duyguları ilk günkü haliyle saklamak...
Her çektirdiğin fotoya o çekiyormuş gibi, onunla çekiniyormuş gibi bakıp, o fotoyu saklamak.
Umut etmek…
İnatla sevmeye devam etmek.Belki bir gün yine gelir diye umut etmek.
Özlemek…
Kızmalarını bile özlemek hem de.
‘Her şarkı ona söylenmiş, her şiir ona yazılmış ama onun bundan haberi yok’ demek.
Her gece, artık ona söyleyemediğin her sözü, fısıltıyla söyleyip yıldızlarla yollamak.
Susmak…
Ama dua ile susmak.
Dua ile…
- Siyah Gül
