2 Ekim 2012 Salı

Vuslata çeyrek kala..

Kalabalıklara karışalım sevdiğim,
Yalnızlığımızı hissedelim,
Uğultulara karışsın suskunluklarımız...

Ver elini,
Yırtılmış ar perdelerine dantelalar dikelim,
Meydanlarda koşalım,
Reklam panolarına karanfiller koyup,
Siyah çelenkler bırakalım kapısına sonbaharın...

Ölümümüzün yolunu gözleyelim,
Sokak çocuklarına sarılıp uyuyalım,
Gazetelerden battaniyeler yapalım...
Göğün mavi tarlasına papatyalar ekip,
Bulutlarda buluşalım...

Katilimiz alnımıza dayamışken namluyu,
Kefen yerine bayramlıklarımızı giyelim.
Cebimizdeki son şekeri uzatalım avuçlarına...

Yaşayışımız gibi suskun olmasın ölümümüz.
Yapraklar beste yapsın,
Son türkümüzü kuşlar söylesin...

Cenaze törenimiz için davetiyeler bastıralım,
Gülümseyen cansız bedenlerimizle
Kırlarda poz verelim fotoğrafçılara...

Gel hadi,
Cenaze aracımız süslenmiş bizi bekler, 
Arkasında isimlerimizin ilk harfleri...
Arabamızın şoförü ölüm meleği...
Vuslata çeyrek var sevdiğim,
Hadi gidelim...

Siyah Gül...