20 Mayıs 2012 Pazar

Hoşçakal

Şiir yok bu kez... 
Yazmak bile zor geliyor. Yüreğim konuşmak istemese de inatla oturttum onu karşıma.  Ben sordum o söylemedi. Ben anladım o ağladı..

Liman olmak istemek onun hayatında.. Hayatında yer alamayacağını bildiğinden ona bu teklifi sunmak.. Söylerken bile zorlanmak... Biraz daha kal hayatımda diyebilmek için..
 Acılarını unutturmak bi anlık nefes istediğinde 'bak ben burdayım bunu bil' diyebilmek için.  
Bazen kendinden çok ona dua etmek, kendin için bir şeyler dilerken Rabbinden onuda duana iliştirivermek..  Umutlarının bi köşesine onuda yamalayıvermek..

Uyanırken gülümseyerek uyanmak, gördüğün her bebeği öpmek, dünya yansa gülüp geçmek, herkesi mutlu görmek istemek, mutluluktan sarhoş olmak ve saçma sapan espriler yapıp koca koca kahkahalar atmak...

Ve sonra...


Liman dahi olunmak istenmediğini öğrenmek... Birkaç teselli sözü, biraz af dilemeler...
Sonra artık uykudayken bile hüzünlenmeler, uyanmak istememeler, uyandığında 'ama o yok' deyip gözlerinde bir türlü engel olamadığın yaşların yanağından aşağı süzülüvermesi...

Bu kez 'dünya yansa banane', karşında ağlasalar 'benim derdim yanında seninkisi de neymiş' demeler başlar...
Artık türkü, şarkı ve onun sana en çok yakıştırdığı gülümsemen kalmaz dudaklarında...

Dualara tutunursun...  Ne ah edebilirsin, nede kızgınlığını unutabilirsin...

Ve dersin... 
Artık bende liman değilim, bende terkediyorum artık yüreğimdeki liman şehrini.
Acı çekeceğimi bile bile gurbete çıkıyorum. Hemde bir gemi bile beklemeden beni bu limanda ilk bulduğun ve beni bu limanda bıraktığın gibi yapayalnız gidiyorum buradan.
         Bu limana başkasını çağırmayada
         bu limana geri dönmeye de niyetim yok.


Liman şehrim ve sen... 
Hoşçakal...
                             
         Siyah Gül...



http://www.youtube.com/watch?v=g8h4wKDoI4M&feature=related