28 Mart 2012 Çarşamba

Bir namzet...

Yolculukları sevseydim
Aklıma atlayıp uzaya giderdim..


Asansörden korkmasaydım..
Çocukluğumda elimden kaçan balonları aramaya çıkardım.

Kredi kartlarının sayısı mutlu etmiyor...
Fazla medeniyetler sıktı beni...

Kurduğum hayalleri bile anlatmayı beceremiyorum...
Anlaşılamayan insan kötü gelir ya bazen...
Öyle işte...

Milli park ilan edilmeye namzet bir haldeyim...
Dünya sisteminin bize anlattığı masal gibi değil....
Başka diyarlara götüren bir kitap lazım bana...


Kendimi tanımalıyım...
Kimseden etkilenmeden...
O zaman kamuoyunun güvenini yüzde kaç alırım?


Biliyorum...
Benimle başlayıp benimle bitecek bu hikaye...
Bu kadar bencilce rüyalarım var işte...


Rahatlıkla rahatsız edebilirsin tıklat aklımı...
Son basılan hayallerimden kitapçılarda kaldı mı?


Siyah Gül...

19 Mart 2012 Pazartesi

Bir çay içimlik...

''Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim''

...
Hep bu dizeyi söylerdin...
Ben gülümserdim.
 

Adımla değil 'gül' diye seslenirdin...
Ben... gülümserdim.


Şimdi hepsi of çekince yıkılacak dağların tepesinde kaldı...
 

Ben...
Çayın buğusunda izliyorum seni...

Buğusuna eşlik ediyor bir kaç damla...
Bilirmisin can...
Çay demlendikçe seninleyim.. Çay içtikçe seninle...
Bu yüzden çayı sevdim...


Çayımı koyduğum idam sehpası bile tanıyor artık seni.
Üzerine çay dökülen kitabım gözyaşıma eşlik etti...

Desem ki;
Bir çay içimlik gülümsesen yine...
'Gül' demesen de olur bana.
Siyahta olsam...
Ben yine gülümserim sana...

-Siyah Gül... 
http://www.youtube.com/watch?v=9iv2BumdH1g&feature=related

17 Mart 2012 Cumartesi

Susuşlar

Hüzünbaz bir çocuktum ben hocam
Kimseye diyemezdim şiirlerle konuştuğumu...
Hiçbir ülkenin resmi şiir dili değildi ki bunlar..

Ben en çok rüyalarımda bulurdum kaybettiğim uçurtmalarımı..
Tüm dünya çocukları da öyle...

Var mısın saygı uyuşukluğuna?
Var mısın elele koşalım bir adım öteye?

Hangi dile hitap eder ki şimdi susuşlarım?
Şşştt duyan olmasın..

Siyah Gül...


10 Mart 2012 Cumartesi

Abra kadabra

















İhtimalleri bile özledim...
Şimdi çay içmeli bi kaç sayfa...

Ya da az hüzünlü bir fincan ayrılık...

Abra kadabra...
Şapkamdan şiir çıkmadı.
Beceriksiz bir şiirbaz oldum bu aralar.
Abra kadabra
Kesemezdim tam orta yerinden gece yarısı çınlayan sükutlarımı...
Abra kadabra,
Artık kaybedemez oldum kendimi kalabalık ortasındaki yalnızlıklarda...

Siyah Gül...

7 Mart 2012 Çarşamba

Yarım kalacak şiir





Rüzgârda savruldu ömrümün son tik- takları...
Üzerimde taşıyamadığım dağların ağırlığı...
  
Peşimde koşan bir yalnızlığım var benim..
Duvara astım çepeçevre sarmış hüznü...
Çocukluğumda elimden kaçan uçan balonum nerede şimdi?
Hangi dağın ardına bakınca bulurum acaba, Ferhat’ın sevdasına dair hayalleri?
Elimde kalan ne şimdi annemin duasından başka?
Bitecek bu film elbet..
Acizim…
Rabbim, hangi çölün ardında Mecnunun aradığı Leyla?
Leyla’nın nedimesi oldum aşk denilen masalda...
Nerde kaldı Aslı’nın bu şiirdeki yeri?
Gökyüzümdeki uçurtmaların ipini tutan çocuk gelmedi ki…
Susma…
Bu şiir yarım kalır…
Siyah Gül. . .

3 Mart 2012 Cumartesi

Umut biter mi?

Bana çay ve şiir verin yakayım Roma'yı,
Bastonumla değiştireyim dünyanın yörüngesini..
Aynaya baktıkça göreyim düşlerimi,
Manşetten veririm kararsızlıklarımı..

Takip et beni,
Prangalarda bulursun ayak izlerimi.

Hocam vallahi ben yapmadım atma beni zindana.
Ben ettim,
Sen gitme...

Dudak payıyla bıraktım hüzünlerimi..
Kıl payı kaçtım dilimin ucuna gelen ölümlerden..
Çocukluğumdaki rüyalarım gibi başıboştu  sürgünlerim..

Gülümse..
Bitmesin fakirin umudundaki yerin...

- Siyah Gül...


2 Mart 2012 Cuma

Ne sıla ne gurbet...

Topuklarımda giyerdim ben hüzünleri
Göğe ererdi gözyaşlarımdaki kristaller
Aynada yansıyan dualarım mıydı?
Geç kalan ben miydim hep,
Geceden kalan yağmurlara?

Bakışlarımı ayak uçlarımda yolculuğa çıkardığımda güzeldi halbuki her şey...
Utanınca güzeldi...
Yanaklarımda elmalar gülümseyince...
Annemin duasına mazhar olunca...
Babamın bıyık altı gülümseyişinde:
Kara kızım deyişinde gizliydi...
Ocağa koyulan çayın 'hadi toplanın' deyişinde...
Her gece gurbette yastığa akıtılan kristallerde...
'Annem özledim seni' deyişlerimde...

Ne sılasındayım artık dünyanın ne gurbetinde...
Öyle işte...

Anlatamadıklarımı anla isterdim ey dünya... 
Siyah Gül...


1 Mart 2012 Perşembe

Siyahi Hâl

Artık,

El salladım ardından,
Benden giden masumiyetlerin.
Yüreğim katılaştı Rabbim,
Ağlamıyor sözlerim...

 --Siyah Gül...




Değilse hangisi?

Oysa ben dönme dolapları sadece lunaparkta sanırdım.
Katilimi düğünümde bile görsem tanırdım.

Yandım...
Gitme...
Bu yangınlar bize değil,
Bu çığlıklar hüzne davet.
Bakma sen yüreğimin orta yerine bağdaş kurup oturmalarıma
Aklımdan geçen patikalarda idamımın son fermanı
Yakana yapışan sükutumda gizli uyku saatlerim..
Şimdi buldun mu bana söyleyemediğin cevapları?
Hadi şimdi uyu katilim,
Tavana yansıyan silüetinde gör son rüyanı.
Bu ömür uzun diyorlar.. 
Aslı var mı ki?

Siyah Gül...